10 Ocak 2011 Pazartesi

Marjinal fayda!!!



Bitmiş ilişkiler... Kolay söyleniyor, ama; eğer arada bir müşterek çocuk varsa, bitme kararından sonra da mecburi diyaloglar oluyor arada... Hele bir de bizimki gibi, tarafların birlikteliklerinden kalan sadece çocuk değilse, bu süreç (bitirme kısmı) daha da uzayabiliyor..

Aynı meslekte olmanın, aynı coğrafyada ve benzer kitleye karşı aynı işi yapıyor olmanın, hele bir de yıllar boyunca dışarıya karşı iki ayrı ofiste çalışan iki insan değil de; iki ofiste de çalışan ve ikisinin de patronu olan iki insan görünümü verdiyseniz; boşanmanın herkesi yaşadığı insani ve yakın akraba boyutu dışında boyutlarını da keşfediyor ve yaşamak zorunda kalıyorsunuz... Doktorsanız hastalar, avukatsanız müvekkiller, muhasebeciyseniz mükellefler vs. normalde sadece iş konuştuğunuz kimi insanlar da boşanmanızdan etkilenen süjeler haline geliyorlar; dolayısı ile onlara karşı da boşanmadan kaynaklanan sorumluluklarınız olduğunu fark ediyorsunuz...

İşte bu noktada şöyle bir problem ortaya çıkıyor: Bir taraf, diğerinden işle ilgili tasfiye sürecini ertelemeyi, mümkünse işteki ortaklığı seyreltmekle birlikte tamamen sonra erdirmemeyi planlamış olabiliyor... Tabi bu genelde boşanma kararını da planlayıp alan taraf oluyor-ki diğer taraftaki etkisi şu: 

"Beni eş olarak istemiyorsun, ama hayatında sana katkım olacak yönlerimi elinde tutmak istiyorsun. Ben yoksam tamamen yok olayım; ben, etiyle sütüyle ve problemli kişiliğiyle bölünmez bir bütünüm!!!" 

Tabi bunu direkt muhatabın yüzüne haykırmaktan, içinden tekrarlamak arasında geniş bir yelpazede dağılıyor söz konusu reaksiyon. Bunu yeniden bir araya gelme ihtimaline bırakılmış bir açık kapı olarak görüp sevinen ağlaklar da vardır tabi arada...

Yok arkadaş; bu kararı alırken karşındakinin senin planına en uygun şekilde hareket edeceğini sanacak kadar aptalca davranmış olamazsın. Seni şu 10 senede birazcık tanıdıysam bütün ihtimalleri düşünüp en kötüsünü göze almışsındır ve bunu kendin için, bonus olarak istiyorsundur... Kabul edip etmemek de (ilk kez ağzımı bozacağım sanırım) tamamen benim skimin keyfine kalmış.. 

Devam etmenin bana faydalarını bir kefeye, sana faydalarını ise diğer kefeye koyacağım (tabi kızımı da faktör olarak ekleyip) ve terazi zırnık kadar senin tarafına kayarsa bunu da bitireceğim.. Belki ben de zarar  edeceğim bu sonuçtan ama sen daha fazla zarar edeceksin. Bundan sonra her şeye aynı senin gibi pragmatik tahliller yaparak bakacağım.  Babanın çok sevdiği lafı vardı ya hani: hem canım cennette, hem s.kim am.ıkta olmaz... Olmaz işte, işine gelince özgür Fransız kızı, işine gelince Türk annesi pozlamaları yapamazsın... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder